Merhaba ben Halenur. 18 yaşındayım Sakarya Doğumlu Eskişehirde yaşayan hatun kişiyim hepsi bu.

 

Played 871,239 times
[Flash 9 is required to listen to audio.]

limonportakal:

Şarkıyı oynat ve gife bak

 

(Source: the-vashta-nerada)

halenurbayraktr:

Halenurbayraktr:

Bazen“sevgilim”kelimesini özlüyorum.

halenurbayraktr:

Halenurbayraktr:

  • Bazen“sevgilim”kelimesini özlüyorum.
mertbiseylerdiyo:

Onunla sarhoş olmadan ölmek istemiyorum.
bir gün delice içelim istiyorum. çılgınlar gibi eğlenelim, körkütük sahoş olalım. sallana sallana sessiz sokaklarda yürüyelim istiyorum. sen düşer gibi ol, ben tutayım. ben düşer gibi olayım, sen tut beni. o anlarda birsürü salaklık yapalım. o anın verdiği şapşallıkla gülelim her şeye. sallana sallana beraber bulalım uyuyacağımız yeri. “biz” li bir güne, bu sefer bilincimiz yerinde değilken uyanalım.

mertbiseylerdiyo:

Onunla sarhoş olmadan ölmek istemiyorum.

bir gün delice içelim istiyorum. çılgınlar gibi eğlenelim, körkütük sahoş olalım. sallana sallana sessiz sokaklarda yürüyelim istiyorum. sen düşer gibi ol, ben tutayım. ben düşer gibi olayım, sen tut beni. o anlarda birsürü salaklık yapalım. o anın verdiği şapşallıkla gülelim her şeye. sallana sallana beraber bulalım uyuyacağımız yeri. “biz” li bir güne, bu sefer bilincimiz yerinde değilken uyanalım.

rakikokankadin:

En çok kalabalık içinde yalnız kalırız. En tok, sofrada kürdan koyacak yer bulamadığımız zamandır.

En büyüğümüz en küçüğümüzü ayağı ile ezdiği zaman varolur. Ve en küçüğümüz sağ kolunu vermeye hazır olduğunda, büyür.

En güvenlisi onun kollarıdır. Aşk, en güvensizliğin onun kolları olduğu zamana verilen addır.

En sabırlımız dişlerini döker, en sabırsız olan masaya parmaklarını vurur.

En inançlımız aynaya bakmazken, “aslında yokuz” diye bağıranımız düşeni havada yakalar koltuk altından.

Körlerimiz görür, görlerimiz körmez bile.

Sahiplerimiz ipimizi bırakırken, özgürlük için öldürenler, özgürlük için ölenlerin mezarına tükürür.

En cesaretlimiz zırhlar giyerken, en cesaretsiz olanımız incecik bir ağacın arkasına saklanır.

En çok bağıranın yanına koşarız, en sessiz duranımızın daha çok canı yanar, bilmeyiz. En çok sessizlikte duyarız, en sağırımız en çok konuşanımızdır.

Azı karar diyenin hep yastığının altı doludur, avucundakini başkasının avucuna koyanın elleri kanar.

Enler boylara, boylar enlere. Görlerimiz kör, körlerimiz gülerken.

Ben, çok, sıkılıyorum.

İnsan, yaşamında eksik olanı, her şey sanıyor.

Kadının Adı Yok, Duygu Asena (via portakalyokusu)

rahibenahide:

“Olur da olamazsam buralarda Yanağındaki küçük çukura saklanmak istiyorum,uyumak.. Yüzyıllarca uyumak.. İlla isim konulacaksa ben masal değil hayat demekten yanayım Bu yolları yan yana yürümekten yanayım.. Erguvanlar açmaya başladı,mavi mi pembe mi ayırt edemiyorum renkleri,kokuna bi isim bulmaya çalışmaktan da vazgeçtim. Geldiğinde bir masada kahvemizi yudumlayıp, heyecanla dedikodu yapacağız, sana kaçırmadan anlatmam gereken aylar biriktirdim.. Biraz sessizlik olacak sonra Sen hüzünlü gözlerini uzaklara salacaksın.Cümlelerim topallayacak,ağır aksak kelimelerle soracağım; Nasılsın? Nasılsın derken bile iyi olmana dualar edior olacağım..Hiçbir sözümüz umutsuzluk taşımayacak, inanacağız, inandıracağız, yaşadığımız cehennemin cennete dönüşeceğine. Herkesin unuttuğu küçük bir çocuğa gülümseyerek, İnsanların koşarak geçerken farketmediği selpakçı amcanın gülüşüne karşılık vererek.. Ve bırakarak bu dünyanın tümm kandırmacılarını kendimize insanca bir yol çizeceğiz! Gelmek isteyen ardımıza düşecek.. Gel ! Orda mutlu olduğunu biliyorum ama inan bencilce değil bu isteğim. Birgün hiç gelmemeye karar vererek gidersen,bavulumu hazırladım geçmişi koymadım içine,adı ‘ geçmiş’ olacak gelecekleri beraber yaşayalım diye ! Gitme ! Seni şah damarıma sakladım,adım atarsan yırtılır derim,kanar dizlerim. Ölürüm.Birdaha ayrılığı kaldıramam ,yüküm ağır ! Susma ! Kelimelerin senin ayak izlerin. Nereye gittiğini bulamazsa ölür benim ellerim ! Seni Seviyorum …”

rahibenahide:

“Olur da olamazsam buralarda Yanağındaki küçük çukura saklanmak istiyorum,uyumak.. Yüzyıllarca uyumak.. 
İlla isim konulacaksa ben masal değil hayat demekten yanayım Bu yolları yan yana yürümekten yanayım.. 
Erguvanlar açmaya başladı,mavi mi pembe mi ayırt edemiyorum renkleri,kokuna bi isim bulmaya çalışmaktan da vazgeçtim. 
Geldiğinde bir masada kahvemizi yudumlayıp, heyecanla dedikodu yapacağız, sana kaçırmadan anlatmam gereken aylar biriktirdim.. 
Biraz sessizlik olacak sonra Sen hüzünlü gözlerini uzaklara salacaksın.
Cümlelerim topallayacak,ağır aksak kelimelerle soracağım; Nasılsın? Nasılsın derken bile iyi olmana dualar edior olacağım..
Hiçbir sözümüz umutsuzluk taşımayacak, inanacağız, inandıracağız, yaşadığımız cehennemin cennete dönüşeceğine. 
Herkesin unuttuğu küçük bir çocuğa gülümseyerek, İnsanların koşarak geçerken farketmediği selpakçı amcanın gülüşüne karşılık vererek.. 
Ve bırakarak bu dünyanın tümm kandırmacılarını kendimize insanca bir yol çizeceğiz! Gelmek isteyen ardımıza düşecek.. 
Gel ! Orda mutlu olduğunu biliyorum ama inan bencilce değil bu isteğim. 
Birgün hiç gelmemeye karar vererek gidersen,bavulumu hazırladım geçmişi koymadım içine,adı ‘ geçmiş’ olacak gelecekleri beraber yaşayalım diye ! 
Gitme ! Seni şah damarıma sakladım,adım atarsan yırtılır derim,kanar dizlerim. Ölürüm.Birdaha ayrılığı kaldıramam ,yüküm ağır ! 
Susma ! Kelimelerin senin ayak izlerin. Nereye gittiğini bulamazsa ölür benim ellerim ! 
Seni Seviyorum …”

Çikolata yasaklı egolarım.: Özlemek

isimdeyimgucumdeyim:

Tam en taşak geçecek ruh halindeyken, gırgır şamata yapıyorken arkadaşınla.
Birden kendini onun profilinde bulursun.
Yavaş yavaş fotoğraflarına bakarsın, tek tek. Sonra en ince ayrıntısına kadar uzun uzun bakarsın fotoğraflara.
Kendine, bu ayrıntıları daha önce nasıl göremediğini sorarsın.
Sonra…